Dünyanın En Güzel Ülkesi –  Ankara Haber

Dünyanın en güzel ve aynı zamanda en tehlikeli coğrafyasında yaşıyoruz. Üç tarafı denizlerle nakışlı Küçük Asya dedikleri bu yer, toprağı, suyu, havası, güneşi, tarihi ile bolluk, bereket ve zenginlikler diyarı olmuş, zapt edilmesi mümkün olmayan bir kısrak gibi üzerinde duranları ya fırlatıp atmış ya da kimsenin rahat oturmasına asla izin vermemiş. Çok medeniyetler gelip geçmiş, gidenler, kalanlara kendilerinden bir şeyler bırakmış, Anadolu’yu muhteşem bir tarih müzesine dönüştürmüşler. Tekerleği icat etmişler, tahıl yetiştirmişler, demiri işlemişler, parayı bulmuşlar, bugün bile kullanmaktan vazgeçemediğimiz birçok şeyi insanlığın hizmetine sunmuşlar ve nihayetinde hepsi tarihten silinip gitmişlerdir.

Biz bin yıldır bu topraklarda yaşıyoruz. Öyle her babayiğidin harcı değil Anadolu’ya sahip olabilmek. Yürek ister, bilek ister, birlik ister, hiç düşünmeden yurdu ve insanları için hayatından vazgeçecek kadar sevgi ve inanç ister. Ama bunlar da yetmez; bilgi ve tecrübe ile yoğrulmuş eğitimli liyakatli kadrolar, güçlü bir ekonomi ve tıkır tıkır saat gibi işleyen bir adalet kurumu ister. Soyut kavramlarla devlet yönetilmez, olmaz. Mesela hiç anlamadığınız konularda ahkam kesip ekonomi yönetmeye kalkarsanız, dünyanın hangi ülkesi olursa olsun çok hızlı bir şekilde bataklıkların içine gömersiniz. Bozulan ekonomik yapı pandoranın kutusunu açıverir. Birbirini deviren domino taşları gibi her konuda bozulmalar başlar. Temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayan, sıkıntılar içinde kendi yolunu bulmaya çalışan insanlar topluluğu ortaya çıkıverir. Fuhuş, kara para, uyuşturucu trafiği bütün şiddetiyle toplumu yozlaştırmaya başlar. Başınızı çevirdiğiniz her yerde çeteler görürsünüz. Adalet satan hakim ve yargıçlar türer, hukuk sistemine olan inanç temelinden sarsılır. Sonunda kendi adaletini kendisi arayıp bulmaya çalışan insanların, her gün çatışma ve cinayet haberleriyle uyanır, alabildiğine bir korku iklimi içinde sesinizi çıkaramaz hale gelirsiniz. Dağlarınız, ormanlarınız talan edilir. Tatil beldelerinde sebepsiz yangınlar çıkar. Bir bakmışsınız, yandaş denilen bir avuç haraminin otelleri, villaları güzelim yeşili betona çevirivermiş. Sahte, bilimsellikten uzak çet raporlarıyla toprağınızı, havanızı, suyunuzu zehirlerler, korkar susarsınız. Soruyorum kendime; bu kadar zengin bir ülkede neden gıda ve barınma sorunu çekilir? Neden insanlar mutsuz ve birbirini sevmez yığınlara dönüşür? Ve neden daha iyiyi, güzeli, mutlu olabilmeyi talep etmez anlayıp ta bir cevap bulamıyorum.

Burası Türk milletinin varlığını sürdüreceği yegane evidir, yurdudur. Geçip gidiyoruz hepimiz. sonraki kuşaklara daha güzel, daha müreffeh, daha yaşanabilir bir ülke bırakmak zorundayız. Kuru kuru vatan sevgisi ve içi boş dindarlıkla, hamaset treninin de hülyalara yolculuklar yapan, yaptığıyla söylediği arasında zerre benzerlik bulunmayan, köşe dönmek için her şeyi mübah sayan, insani değerlerinden kopmuş bir topluluk dünyanın hiçbir coğrafyasında ayakta kalamaz. Yazının başında bahsettiğimiz onlarca medeniyet ve nihayet içinden çıkıp geldiğimiz, üç kıtaya hükmeden atamız Osmanlı dahi kalamamıştır. Daha yüzyıl önce bizi buradan tamamen kovmayı denediler, olmadı, beceremediler. Allah korusun tekrarı halinde bir Mustafa Kemal daha bulamayabiliriz. Hülasa; gidenlerden kalanlara, bakıp ta gören için alınabilecek çok büyük dersler var. Burası dünyanın en ama en güzel ülkesi, kıymetini bilelim.

  • Related Posts

    Ailede eğitimin okul başarısındaki rolü

    Aile eğitimi; aile ocağında verilen eğitimin genellikle okul öncesi ya da ilk çocukluk dönemi eğitimini, ara sıra da eve çakılı kalmış (engelli) öğrencilerin yetiştirilmesi kapsar. Başka bir ifadeyle, Aile ocağında…

    Eğitimde kararlara katılım ne aşamada?

    Yöneticilerin astlarına kararlara katılma fırsatı tanıdığı karar verme biçimine katılımcı karar verme veya kararlara katılım denir. Öğretmen ve öğrenci açısından kararlara katılım önem taşımaktadır. Bu yazıda öncelikle öğretmenin kararlara katılımı…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir