87 yıl önce, annesinin sandığında getirdi: ‘Türkiye de görsün’ dedim

Annesi, babası ve 3 kardeşiyle Bulgaristan’ın Varna kentinden bindikleri vapurla Türkiye’ye gelen ve Yahyalı ilçesinin kırsal Taşhan Mahallesi’ne yerleştirilen Pedük, göç yolunda beze sarıp getirdiği ters lale soğanını önce komşusunun bahçesine ekti

Zamanla bölgede çoğalan ve her bahar açan çiçekleriyle çocukluk hatıraları canlanan Pedük, bu sevgiyi çocukları ve torunlarına da aşılıyor.

Fatma Pedük, 1939’da 8 yaşındayken ailesi ve akrabalarıyla Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç ettiklerini söyledi.

Geldikten sonra devletin kendilerini Taşhan köyüne yerleştirdiğini belirten Pedük, “Şumnu vilayetimiz, Yenipazar kazamız, Küçükahmet köyümüzdü. Bizi Varna’dan gemiye bindirdiler. Bir gece 2 gün Karadeniz’den geçerek Tuzla’da indik. Oradan da bizi trenle Kayseri’ye getirdiler.” dedi.

 “KAÇ SENE OLDU AMA AKLIMA HEP ORALAR GELİR”

Çiçekleri çok sevdiğini ve memleketinden hatıra olarak turşailiyi (ters lale) göç yolunda yanında getirdiğini anlatan Pedük, şunları kaydetti:

“Turşailiyi bir çıkıya koydum, onları sandığın dibine attım Türkiye’ye getirdim. Türkiye’de de komşunun küçük bir bahçesi vardı, oraya diktim. Oradan çoğaldı ve bütün Taşhan’a yayıldı. ‘Türkiye de görsün’ dedim. Çiçeği çok severim, rahmetli kocam da çok severdi, fötrünün başından hiç eksik etmezdi. Oradan gelirken çok üzüldük, ağlaştık. Geldiğimizde burası taşlık, kayalıktı. Bizim memleketimiz ormanlıktı, iki katlı evimiz vardı. Kaç sene oldu ama aklıma hep oralar gelir. Oraya gitmek isterim ama vakit de imkan da yok. Lalelere baktıkça memleketimi hatırlıyorum.”

 “BU ÇİÇEK GÖÇMENLERİN OLMAZSA OLMAZI”

Fatma Pedük’ün 56 yaşındaki oğlu Şenol Pedük da 6 kardeş olduklarını ve bu yaşa kadar annelerinin göç hikayeleriyle büyüdüklerini söyledi.

Çiçek sevgisini annesinden aldığını, başta ters lale olmak üzere çok sayıda çiçek yetiştirdiğini dile getiren Pedük, “Bu çiçek göçmenlerin olmazsa olmazı. Şu anda ters lale olarak biliniyor ama bizler turşail diyoruz. Bu lalenin soğanı olur. Annem bize ‘Bir çaputa sardım, sandığın dibine koyup getirdim.’ diye anlatırdı. Oradan da soğanı çoğaltarak bütün akraba, hısım, komşulara dağıtmış. Köyde de bu şekilde çoğaldı.” ifadelerini kullandı.

Bu geleneği çocuklarına da aşıladığını vurgulayan Pedük, annesinin 87 yıl önce getirdiği ters lalenin Taşhan köyündeki evlerin bahçeleri ve mezarlıklarını süslediğini belirtti.

Related Posts

İstanbul’da TÜGVA Yaz Okulu tanıtıldı! Esra Albayrak: Çocuklarımızı korumak zorundayız

İstanbul’da Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından hayata geçirilen “Yaz Okulu Projesi”nin 2026 yılı tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Bu yıl “Renklensin Yaz Okulumuz” temasıyla gerçekleşecek okulun TÜGVA Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen tanıtım toplantısında konuşan NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak, gençlerin dijital bağımlılıklarına dair artış kaydedildiğini, ailelerin bu hususta kritik role sahip olduğunu belirtti.

Kastamonu’da facia! Sağım için girdiği ağıl mezarı oldu

Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinden gelen görüntüler yürekleri dağladı. Sabah saatlerinde sağım yapmak için ahşap ağıla giren 63 yaşındaki Fatma Demir, saniyeler içinde çöken yapının altında kaldı. Köylülerin panik içinde yaptığı ihbar sonrası bölgeye AFAD, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edilirken, göçük altında zamana karşı yaşam mücadelesi verildi. Ağır yaralı çıkarılan Demir, kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir