Metro metrobüs istasyonlarında yürüyen merdivenler asansörler çalışmıyor. Her istasyonda servis dışı uyarısı var. Yaşlı insanlar çocuklu anneler işkence çekiyor… Eline megafonu alıp , yönlendirme yapmaya çalışan güvenlik personelleri , çalışan tek asansör için yardımcı olmaya çalışmakta ve büyük izdihamlar oluşuyor.
Duraklar istasyonlarda sigara içeni mi ararsın dileneni mi ararsın başıbozukluk düzeni hakim.
Kendini fahri kayyum yardımlaşma elçisi ilan etmiş gibi. Kayyum atanan pkklı belediye başkanlarına destek için ordan oraya koşuyor. Birini de tüm uyarılara rağmen kendi listesinden Esenyurt belediye başkanı yapmıştı.
Van belediye başkanına desteğe gitti. Adil yargılanma olsa Van belediye başkanı pkk bağlantıları ve desteğiyle hapisten çıkmaya ömrü yetmez. Yargının inceleme yapmasını , kararını bile beklemiyor.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti düşmanı pkklılara fotoğraf vermekten geri durmuyor… Şırnak , Hakkari de hendek olaylarında PKK’lılara destek vermeye gelen , Almanya da bakan olan Cem Özdemir’le fotografı var… Bir organizasyonda pkklıların okuduğu içerisinde bölücü cümlelerin geçtiği kürtçe şarkıya çok duyguluydu dedi… Durum anlaşılınca bilmiyordum dedi.
Görev amacı dışında her yerde her olayda var… Bitmeyen çivi çakılmamış yüzlerce projeler var.
Kendini şimdiden Cumhurbaşkanı olarak pazarlamaya çalışıyor. Siyasi entrikalar , belediyenin bütçesini bu doğrultuda kullanıyor. Hizmet olarak ortalıkta çok fazla görünmesede siyasi polemik olduğu zaman boy gösteriyor.
Tüm bu sorunlar ve eksiklikler, şehirde yaşayan vatandaşların hayat kalitesini doğrudan etkilemektedir. Ulaşım, altyapı ve kamu hizmetlerinde yaşanan aksaklıklar, hem günlük yaşamı zorlaştırıyor hem de vatandaşlarda ciddi bir memnuniyetsizlik yaratmakta.
Bu noktada, yerel yönetimlerin asli görevlerini yerine getirmesi, kaynakları doğru ve etkili bir şekilde kullanması bir zorunluluktur.
İstanbullunun tek isteği halkın ihtiyaçlarını önceliklendiren, bir yönetim anlayışıdır.







